Duyurular » Duyurular » MESLEK SEÇİM SÜRECİ


MESLEK SEÇİM SÜRECİ





‘’ Meslek Seçim Süreci ‘’


"Meslek konusunda henüz çok net karar veremeyenler: Kesinlikle doğru yoldasınız"

Merhaba sevgili anneler, babalar, dedeler, nineler (Neden dedeler ve ninelere kadar indiğimi daha sonra açıklayacağım) ve yoldaş gençler! Neden mi yoldaş? Çünkü epey bir konuda görüşlerimiz ve söylemlerimiz ortak diye düşünüyorum.

Büyüklerimiz biraz sonra okuyacaklarından tedirgin ve mutsuz olabilir ancak unutulmamalıdır ki bir anne - babayı çocuğunun mutsuzluğundan daha çok üzecek bir şey yoktur. Peki, birazdan okuyacaklarınız sizin üzerinizde ne etki bırakabilir gençler? Ne etki bırakır bilmiyorum ama yazdıklarımı iyi analiz etmezseniz yan etkiler bırakabilir.

Başlık “Meslek Seçimi” olunca hayati önem arz eden bir konu olarak algılanıyor. Neden hayati? Çünkü bir SEÇİM. Ancak konuya seçim değil de bir SÜREÇ olarak bakarsak bence önemini kaybetmeden ürkütücülükten uzaklaşmış daha sevecen bir başlık oluyor.

Meslek seçimi, ülkemizde neredeyse çocukluk çağlarından itibaren muhtelif zamanlarda ısıtılıp önümüze sürülen bir konudur. Çoğu zaman çocuklarla iletişim başlatmak için araç olarak kullanılır:

Yabancı: Büyünce ne olacaksın bakalım?

Çocuk: Doktor olacağım.

Yabancı: Bol F li bir affferim sana!

Zamanla büyüklerin istediği doğrultuda cevap verilince puan kazanılan bir uzmanlık sorusuna dönüşür. Bu konuda daha ciddi sorular – daha doğrusu zorlamalar - maalesef 8. sınıfa doğru sorulmaya başlar. “Fen lisesine gitmelisin çünkü sayısal alanda daha çok bölüm var” ya da “Senden çok ümidim yok, bence sözel seç” gibi ‘Ben kimim?’ sorusuna cevap aramakta olan kişilere yapılan büyük baskılar ve yargılamalar... Bir de kendi meslek seçim sürecindeki hatalardan dolayı yaptığı işi şiddetle çocuğunun yapmaması gerektiğini savunan ya da meslek aşkını çocuğuna aşılamaya çalışan anne - babalar (“Sakın doktor olma çocuğum bu ülkede,” “Öğretmen ol kızım; kadınlar için en rahat meslek. Hem ileride çocuk da doğurduğunda…”) da işin içine girince süreç bir hayli karışık hal alır. Dedeler ve ninelere gelince onlar da torunları üzerinde hatır ve gönül meselelerini kullanarak meslek seçim sürecine bir şekilde dahil olur. Bu da demek oluyor ki meslek seçimi gelecekteki maddi - manevi mutluluğunuzu belirleyecek bir karar olmanın ötesinde bu başarı ve mutluluk için hayır dualarını hak eden büyükleri unutmamanızı bekleyen bir dönemeç…

Şimdi gelelim sevgili yoldaşlara…

Sizin için reçetem: Önce ‘Sakın büyükleri kırmayın’ demeyeceğim elbette, ama kendinizi ifade etmek için yumuşak cümleler kurmaya çalışın. (Beceremiyorsanız onları bana getirin.)

Hayal edin!!! Gelecekteki sizi hayal etmeniz çok önemli. Nasıl bir hayat bekliyorsunuz? Sizin için öncelikler nedir? Kariyer mi? Para mı? Sosyal statü mü? Bol bol gezmek mi? Hepsi mi?

‘Kariyer’ önceliğiniz ise, unutmayın her meslekte kariyer doğru yerde doğru zamanda olmakla başlar ve sonu yoktur. Bunun için ille de yükseköğrenim kurumları şart değildir. Bakınız bir sürü örnek… İsimleri siz bulabilirsiniz.

Ülkemiz şartlarında para kazanmak için tüm dünyada olduğu gibi birçok yöntem var. Ancak meslek sürecini tamamen para kazanmak üzerine kuran kişilerin belli bir süre sonra kendilerine şu soruyu sorduğuna çok şahit olmuşuzdur: “Her şey para mı?” Çok para kazandıran meslek sevilmeyebilir, ancak çok sevilen meslek çok para kazandırır mı bilinmez ama çok mutlu edeceği kesin…

Sosyal statü hala ne olduğunu anlayamadığım, anlaşılması gerekli mi bilemediğim toplumsal algı yanılması olma ihtimali yüksek bir olgu. Bunu dikkate alarak sakın meslek seçim sürecinizi farklı yöntemlere mahkûm etmeyin. Yakın zamanda ünlü bir marketten aldığı tavuğun bozuk olduğunu fark eden şahsın market çalışanına durumu ifade ederken “Ben Doktor bilmem kim; dünya kadar para verdiğim organik tavuk bozuk çıktı” demesi (Sanırım tavuğa yaptığı ameliyat sonrası bunu anlamış olmalı ki doktor olduğunu söyleme ihtiyacı hissetti) sosyal statü konusunda düşüncelerimi bir kere daha… Yorum sizin… Statü için meslek???

Sonuç;

Kesin yargılardan uzak durmaya çalışan, seçim değil sürecin önemini vurgulayan bir yazı için SONUÇ kelimesi belki çok sert oldu ama birinin bu yazıyı sonlandırması gerekiyor ve sanırım o kişi benim. Meslek konusunda henüz çok net karar veremeyenlere şunu söylemek isterim: Kesinlikle doğru yoldasınız. Sistem sizi net kararlara zorlasa da iyi bir akademik plan sizi bu net kararlara karşı güçlü kılacaktır. Sistem sizi sayısal ya da sözel alana zorlarsa unutmayın ki artık üniversitelerde farklı alanlardan dersler alabildiğiniz birçok bölüm var. Lütfen bu konuda araştırmalarınızı derinleştirin. İş hayatında başarılı olarak belirtilen kişilerin eğitim ve kariyer planları ile ilgili bilgiler toplayın. Bu bilgilerden size uygun olanları analiz edin ve tekrar söylüyorum: HAYAL EDİN! Aldığı eğitimle ilgisi olmayan işler ve mesleklerle uğraşan, aldığı eğitimi çok farklı alanlarda kullanan başarılı kişileri dinleme fırsatlarını kaçırmayın.

Meslek seçim sürecinde sevmediklerinizi ve sevdiklerinizi ayırt edebilecek kadar kendinizi tanıyorsanız hayatınızda mesleki doyum, mutluluk ve para size çok yakın demektir. Sevdiklerinizi, sevmediklerinizi ve seveceklerinizi ayırt edebileceğiniz kendinizi tanıma yolunda başarılar dilerim.








Barış Çakar, 1976 yılında Aydın’ın Nazilli ilçesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Aydın Sultanhisar’da tamamladı. 1994 Eylül’de Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde o yıllarda pek bilinmeyen Eğitim Yönetimi ve Planlaması bölümünde lisans eğitimine başladı. Bu bölümü tercih etmekteki amacı Eğitim Uzmanı veya Okul Yöneticisi olarak çalışmaktı. Türk eğitim sistemine kurban giden bu bölümü bitirdiğinde beklentilerinin gerçekleşmesi konusunda yaşadığı belirsizlik onu satış -pazarlamadan sigorta satış danışmanlığına kadar çok çeşitli alanlarda farklı deneyimlere sürükledi. 2002 yılının sonlarında rehabilitasyon merkezleri ile eğitim sektörüne dönüş yaptı. Daha sonra özel dershanelerde 4 yıl Rehberlik ve Tercih Danışmanlığı görevini yürüttü, 11 Yıl Türkiye’nin Üstün Zekalı Çocuklarına Lise düzeyinde eğitim veren tek okulu TEV İnanç Türkeş Özel Lisesi’nde Rehber Öğretmen ve Üniversite Hazırlık Danışmanı olarak çalıştı. Evli ve 2 çocuk babası olan Eğitimci, halen Bilgi Küpü Kolejinde Anadolu ve Fen Lisesi Müdürü olarak çalışmaya devam etmektedir.







Barış ÇAKAR
Lise Müdürü